6 Temmuz 2009 Pazartesi

uzaklardan gelen oyuncak sesleri

yol ayaklarımı acıtıyor, ayaklarım acıdıkça gözbebeklerim büyüyor. oyuncak sesleri hayal ediyorum, bilge sözler kitaplardan gökyüzüne uçuşuyor, iplerini gevşek tutuyorum ki kayıp gitsinler elimden. berrak mı yüzdüğün su? süründüğümüz yollardan yeşile mi uyanıyoruz.
en derin sessizliği bağırıyorum toprağa dayayıp dudaklarımı. toprak kabarıyor, korktuğum başıma geliyor. kirleniyor bulutlar ben eve yürüyorum diye düşünürken. o nehire girme diye bağırıyorum, o suya itme kendini. oysa bütün sözcükler sessizliğe sarılı.
aylakların kralıyım ben, bu güneş acıtmaz, bu yolların sonunda dilim dönmeye başlayacak mı diye sorulmaz. parçalara bölecekmisin beni yollarda. başıboş sokaklardan toplamak istemez kimse kendimi.
soğuk canımı acıttığında güneşe yaslanmak isterdim.fakat yalnız başıma uyandığımda çizikler olacaksa sırtımda masalları dinlemeye korkarım. kahraman zamanı çalsa da, çoraplarını kaybetse de. ben büyük değilim, kalbimle sırtım arasındaki mesafe uzak değil.